تخطَّ إلى المحتوى
انتقل إلى المحتوى

Bu arşiv ücretsizdir ve okurların desteğiyle ayakta durur.

Bağış yap

Rahmet Peygamberi(1)

Türkçe3 dk okuma

üşmalarına Merhameti
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem bütün insanlığa rahmetti.
Yüce Allah onu böyle nitelemişti: “Seni ancak âlemlere
rahmet olarak gönderdik.”(56)
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Ben ancak rahmet olarak gönderildim.”(57)
Onun rahmeti (merhameti) mü’min, kâfir herkeseydi.
İşte buna bir örnek: et-Tufeyl b. Amr ed-Devsî, kabilesi
Devs’in hidâyete ermesinden ümidini kesip, Rasûlullah sallallâhu
aleyhi ve sellem’e gider ve:
- “Allah’ın Rasûlü! Devs, kâfir oldu, baş kaldırdı. Onlar
hakkında Allah’a beddua et” der.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kıbleye yönelip ellerini
kaldırdı. İnsanlar, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in beddua
edeceğini ve helak olacaklarını zannettiler, fakat rahmet peygamberi
şöyle dedi:
- “Allah’ım! Devs’i doğru yola ilet! Onları geri döndür.”(58)
(56) Enbiya, 107.
(57) Müslim.
(58) Muttefekun aleyh.
Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz 43 صلى الله عليه وسلم
O, onların hidâyete ve doğruya ulaşmaları için dua etmiş,
azaba uğramaları ve helak olmaları için beddua etmemişti.
Çünkü o, insanların ancak iyiliğini istiyor, onlar için sadece
kurtuluş umuyordu.
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, kabilelerini İslâm’a
davet etmek için Tâif’e gitmişti. Tâifliler onu, inkâr ve alay ile
karşıladılar, Tâif’in serserilerini üzerine kışkırttılar, topuklarından
kan akıncaya kadar onu taşlattırırlar.
Âişe radıyallahu anhâ bundan sonra olanları şöyle anlatır:
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e: Uhud gününden
daha sıkıntılı bir gün geçirdin mi? diye sordum. Şöyle cevap
verdi:
- Akabe günü kavminin yaptıkları, başıma gelenlerin en
şiddetlisiydi. Şöyle ki: Kendimi İbn Abdiyaleyl b. Abdi Kulâl’e
tanıttım. İsteğimi kabul etmedi. Üzgün bir halde yola koyuldum.
Ancak Karnu’s-Seâlib’te kendime gelebildim. Başımı
kaldırdığımda, bir bulutun bana gölge yaptığını ve o bulutun
içinde Cebrâîl’i gördüm. Bana şöyle seslendi: Yüce Allah kavminin
sana söylediklerini ve sana verdikleri cevabı duydu.
Onlar hakkında istediğini emretmen için sana dağlar meleğini
gönderdi. Dağlar meleği bana: Muhammed! Allah kavminin
sana söylediklerini ve sana verdikleri cevabı duydu. Ben
dağlar meleğiyim. Bana dilediğini emretmen için Allah beni
sana gönderdi. İstiyorsan, şu iki yalçın dağı onların üzerine
kapatayım, dedi. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Hayır,
ben böylesini istemem. Ben, Allah’ın bu müşriklerin sulbün44
Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz صلى الله عليه وسلم
den Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ibâdet edecek bir nesil
çıkarmasını isterim” dedi.
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in rahmeti, kendisine;
akan yarasını, kırık kalbini, yaralı gönlünü unutturan bir rahmetti.
O, bu insanlara iyiliği ulaştırmaktan, onları karanlıklardan
aydınlığa çıkarmaktan ve doğru yola iletmekten başka bir
şey düşünmüyordu.
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Mekke’yi fethediyor, on
bin savaşçıyla birlikte oraya giriyor, Yüce Allah ona kendisine
eziyet eden, memleketinden kovan, öldürmek için komplo
düzenleyen, yurdundan çıkaran, ashâbını öldüren ve onları
dinlerinden dönmeye zorlayanların boyunları hakkında hükmetme
yetkisi veriyor, büyük fetih gerçekleşince, sahabîlerden
birisi: “Bugün, melhamet (kan dökme) günüdür” diyor.
İşte bu durumda, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem: “Hayır,
bugün merhamet günüdür” diye cevap veriyordu. Sonra
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, gözleri kendisine dikilmiş,
kalplerini korku sarmış ve boğazları kurumuş bir halde, bu
muzaffer komutanın kendilerine ne yapacağını bekleyen, o
yenik durumdaki insanların yanına gider. Onlar, Uhud ve diğer
savaşlarda yaptıkları gibi zulmetmeye, intikam almaya ve
Müslüman ölülerin organlarını parçalamaya alışıktılar. Rasûlullah
sallallâhu aleyhi ve sellem onlara:
- “Kureyşliler! Size ne yapacağımı zannediyorsunuz?”
dedi. Onlar:
- İyilik. Sen iyi bir kardeşsin ve iyi bir kardeşin oğlusun,
dediler. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem de onlara:
Kırk Oturumda Sevgili Peygamberimiz 45 صلى الله عليه وسلم
- “Gidiniz, serbestsiniz” dedi. Onlar sanki kabirlerinden
diriltilmiş gibi oradan ayrıldılar.
Bu kapsamlı af, kendisine ve ashâbına eziyet eden düşmanlarının
da çoğunu içine alabilecek kapasitede olan
Peygamber’in kalbindeki merhametin sonucuydu. Bu
merhamet olmasaydı, bu af olmazdı. Rasûlullah sallallâhu
aleyhi ve sellem: “Ben ancak âlemlere hediye edilmiş rahmet
peygamberiyim”(59) derken ne kadar doğru söylemektedir.

İlk yayımlandığı yer mercyprophet.org

Bunları da okuyun

  1. A- Ramazan Orucu Konusundaki Sün-neti

    Onuncu Konu: Oruç Konusundaki Sünneti A- Ramazan Orucu Konusundaki Sün-neti:[1] 1. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem ancak, ya hilalin kesin bir sûrette görünmesiyle ya da bir tek şahidin tanıklığıyla oruca başlardı.

  2. Hac ve Umre Konusundaki Sünneti

    On Birinci Konu Hac ve Umre Konusundaki Sünneti[1]-------A- Umre Konusundaki Sünneti:1. Peygambersallallahu aleyhi ve sellem dört defa um-re yaptı: Birincisi: Hudeybiye Umresidir. Bunda müşrikler onun Beytullah’a…

  3. Kurbanlar, Hedy ve Akika Kurbanları Hakkındaki Sünneti

    On İkinci Konu Kurbanlar, Hedy ve Akika Kurbanları Hakkındaki Sünneti[1] A- Hedy Kurbanı Hakkındaki Sünneti:1. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hacda kurban olarak hem davar, hem deve kesti. Hanımları adına hacda…

  4. Alış-Veriş ve Muamelelerindeki Sünneti

    On Üçüncü Konu Alış-Veriş ve Muamelelerindeki Sünneti[1] 1. Rasûlullahsallallahu aleyhi ve sellem alım satım iş-leri yapmıştır. Peygamber olduktan sonra alması, sat-masından çok idi. Kiraya vermiş, kiralamıştır.…

  5. Evlenme ve Geçim Konusundaki Sünneti

    On Dördüncü Konu Evlenme ve Geçim Konusundaki Sünneti[1] 1. Sahih bir senedle Enes’ten rivâyet edildiğine göre Peygambersallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dünyanızdan bana kadınlar ve hoş koku sevdirildi, namaz…

Projeyi desteklemek için bize yazın